Yapay zekâ, akıllı fabrikalar, sürdürülebilirlik, Endüstri 5.0 ve her şeyden önemlisi insan deneyimi, baskı sektörünü eşi benzeri görülmemiş bir hızla yeniden şekillendiriyor. Öyle ki dijital baskı artık kesin biçimde ana akıma yerleşmiş durumda ve giderek daha bağlantılı hâle gelen küresel ekonomide inovasyonu destekliyor.

İş akışları daha verimli hâle geldikçe ve otomasyon hızlandıkça, dijital baskının benimsenmesi de artmaya devam ediyor. AB ambalaj regülasyonlarının belirleyici olduğu, küresel tedarik zincirlerinde değişimlerin yaşandığı ve sürdürülebilirlik konusunda tüketici beklentilerinin yükseldiği bir yılda, dijital baskı birçok alanda doğrudan analog baskıyla rekabet edecek. Özellikle ofset baskı bu baskıyı daha yoğun hissedecek.

Peki bu durum; matbaacılar, dönüştürücüler (converter’lar) veya marka sahipleri için ne anlama geliyor? 2026 ve sonrasında kararları neler şekillendirecek?

Geçtiğimiz yıl yapay zekâ, Endüstri 5.0, robotik, otomasyon ve sürdürülebilirlik etrafında yapılan öngörülerin üzerine inşa ederek, baskının geleceğini yeniden tanımlayan altı temel trendi burada paylaşıyoruz.

Trend 1: Dijital Üretimin Engellenemez Yükselişi

Dijital baskı, köklü bir dönüşümden geçen küresel baskı pazarının artık en hızlı büyüyen ve en dinamik segmenti konumunda. Teknolojideki gelişmeler; kitaplar, etiketler, posta gönderileri, görsel sergileme (display), güvenlik baskıları ve giderek artan şekilde ambalaj ve ticari baskı alanlarında yeni iş modellerinin önünü açıyor.

Smithers verilerine göre dijital baskı, toplam küresel baskı ve basılı ambalaj pazarının değerinin %22,5’ini oluşturacak; pazar büyüklüğü 2025’te 167,5 milyar ABD dolarından 2035’te 251,1 milyar ABD dolarına çıkarak yaklaşık %50 büyüme gösterecek. Hacim ve değer artışında inkjet liderliğini sürdürürken, toner teknolojisi de %1,9’luk öngörülen bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile istikrarlı şekilde büyümeye devam edecek.

Trend 2: Yetkinlik Açıklarına Çözüm Olarak Otomasyon

Nitelikli operatörleri işe almakta ve elde tutmakta zorlanıyorsanız, yalnız değilsiniz. Dünya Ekonomik Forumu, otomasyon, yapay zekâ ve robotik etkisiyle 2030 yılına kadar baskı ve ilgili mesleklerdeki işlerin yaklaşık %20’sinin ortadan kalkacağını öngörüyor.

Otomasyon artık bir seçenek değil, zorunluluk hâline gelmiş durumda — ve aynı zamanda önemli fırsatlar sunuyor. Robotlar giderek daha yetkin, daha otonom ve günlük üretim süreçlerine daha entegre hâle geliyor. Kartvizitten kupona kadar birçok rutin iş, artık daha yüksek kalite ve daha az atıkla akıcı şekilde üretilebiliyor. Intelligent Quality Optimizer (IQ-601) gibi çözümler ise, uzman operatör becerisine ihtiyaç duymadan hassas otomasyon, kalibrasyon ve renk tutarlılığı sağlıyor.

Trend 3: Maliyetli Hataları Önleyen Teknolojiler

Yüksek hızlı baskı ortamlarında her saniye ve her tabaka büyük önem taşır. Bu nedenle, hataları oluşmadan önce ortadan kaldıran teknolojiler kritik rol oynar. Kağıt sıkışmaları, yanlış ayarlar ve yeniden baskılar yalnızca üretimi yavaşlatmakla kalmaz; aynı zamanda kâr marjlarını da düşürür.

Akıllı medya algılama teknolojileri, bu günlük zorluklara doğrudan çözüm sunuyor:

  • IM-104, altı gelişmiş sensör kullanarak kağıdın özelliklerini anında tanımlar; tahmine dayalı süreçleri ve manuel ayar ihtiyacını ortadan kaldırır.
  • IM-105, kağıt boyutunu ölçerek ve kesimdeki en küçük farklılıkları dahi son derece yüksek hassasiyetle algılayarak daha da ileri düzeyde doğruluk sağlar.
  • Sonuç olarak; daha yüksek tutarlılık, daha az duruş süresi ve her işin ilk seferinde doğru şekilde tamamlandığından emin olma avantajı elde edilir.

Trend 4: Öngörücü Zekâ Güvenilirliği Yeniden Tanımlıyor

Öngörücü bakım (PdM), maliyetli ve plansız duruş sürelerinin azaltılmasına yardımcı olur. Makine öğrenimi algoritmaları, arızalar ortaya çıkmadan önce bu arızalara işaret eden örüntüleri tespit edebilecek yetkinliğe ulaşmıştır. PdM sistemleri geliştikçe, baskı makinelerinin sorunsuz ve öngörülebilir şekilde çalışmasını sağlamak için bakım süreçleri giderek otomatik olarak tetiklenecektir.

Matbaacılar için bu; daha az sürpriz, daha iyi planlama ve daha yüksek toplam ekipman verimliliği (OEE) anlamına gelir.

Trend 5: Sanal Servis Operasyonların Kesintisiz Devamını Sağlıyor

Öngörücü sistemler devrede olsa bile, beklenmedik sorunlar her zaman ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda hız kritik öneme sahiptir. Uzaktan servis, modern baskı operasyonlarının temel taşlarından biri hâline gelmiştir. Virtual Service Visit (VSV) programımız, yüz binlerce bağlı cihazı destekleyerek 2,95 milyon saat ek çalışma süresi sağlamıştır.

Pratikte bu şu anlama gelir:

  • Her üç sorundan neredeyse biri, yerinde servis ziyareti gerekmeden çözülebilmektedir.
  • Ortalama uzaktan çözüm süresi yalnızca 8 dakikadır.
  • Daha hızlı toparlanma, daha düşük maliyetler ve minimum operasyonel kesinti sağlanır.

Trend 6: Regülasyonlar Ambalaj Tasarımının Yeniden Düşünülmesini Zorunlu Kılıyor

2026 itibarıyla AB Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Regülasyonu (PPWR) politika aşamasından uygulamaya geçiyor. Marka sahipleri, dönüştürücüler (converter’lar) ve matbaacılar artık ambalaj tasarımının en başından itibaren geri dönüşüm odaklı tasarım, sertifikalı malzemeler ve şeffaflık unsurlarını entegre etmek zorunda. Döngüsellik hedeflerine ulaşabilmek için akıllı izleme sistemlerinin hayata geçirilmesi de zorunlu hâle geliyor. 2030 yılına kadar tüm ambalajların ekonomik olarak uygulanabilir şekilde geri dönüştürülebilir olması hedefleniyor.

Dijital etiket üretimi, bu dönüşümü desteklemek için benzersiz bir konuma sahip. Kısa tirajlar, azaltılmış atık, değişken veri kullanımı ve izlenebilirlik; döngüsel ekonomi gereklilikleriyle mükemmel uyum sağlıyor. Sertifikalı alt malzemelere, geri dönüştürülebilir tasarımlara ve akıllı izleme sistemlerine erken yatırım yapan dönüştürücüler, pazarda lider konuma geçecek. Aynı zamanda regülasyonlar, sektörü geleneksel üretim modellerini yeniden düşünmeye ve dijital öncelikli iş akışları ile katma değerli süsleme uygulamalarını keşfetmeye zorluyor.

Dijitalin Geleceği Şekilleniyor

2026 ilerledikçe, matbaacılar dönüşüm ve fırsatlarla tanımlanan bir pazarla karşı karşıya kalıyor.

Rekabet gücünün anahtarı inovasyon olacak ve analogdan dijitale geçiş; esneklik, sürdürülebilirlik ve hızın en kritik olduğu daha yüksek katma değerli uygulamalara doğru genişlemeye devam edecek.

Smithers’a göre dijital baskı, önümüzdeki on yılda analog alternatiflerden daha iyi performans gösterecek; çünkü marka ihtiyaçları, son kullanıcı beklentileri ve sürdürülebilirlik odaklı pazarlarla çok daha iyi uyum sağlıyor.

Bu ivme inkâr edilemez.

Dijital baskı hızla ivme kazanırken, önümüzdeki yılın sunduğu fırsatlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabilirsiniz?

Konica Minolta ile iletişime geçin – birlikte, başarıya giden bir sonraki adımlarınızı keşfedelim.

PAYLAŞ:

Bu makaleyi değerlendirin