Bu yıl Konica Minolta önemli bir kilometre taşını kutluyor: üretim baskı sektöründe öncü inovasyonun 20. yılı.
Son yirmi yılda baskı dünyası; yeni teknolojiler, artan beklentiler ve daha karmaşık üretim gereksinimleriyle köklü bir dönüşüm geçirdi. Yolculuk her zaman kolay olmasa da son derece değerli oldu. Dahası, müşterilerin ihtiyaçlarını her zaman merkeze alan; ortak zorlukların ve başarıların paylaşıldığı bir hikâyeye dönüştü.
Konica Minolta’nın gelişimi, müşterilerin her gün karşılaştığı gerçek sorunları anlama ve çözme kararlılığıyla şekillendi.
Gelişen Bir Sektör
Üretim baskı, dinamik bir sektördür. İşte son 20 yıldaki bazı önemli gelişmeler ve kilometre taşları:
2000’lerin Başları
Yeni milenyumla birlikte geleneksel ofset baskıdan dijital baskıya geçiş hız kazandı. Dijital teknolojinin kısa tirajlı işlerin üretilmesine ve daha hızlı teslim sürelerine olanak sağlaması sayesinde dijital baskı makineleri kısa sürede popülerlik kazandı.
2010’ların Başları ve Ortaları
Şirketler giderek daha fazla talep üzerine (on-demand) baskı modelini benimsedi. Bu sayede depolama maliyetleri azaldı ve pazarlama materyalleri ile doğrudan posta uygulamalarında tam zamanında üretim mümkün hale geldi.
Bunun sonucunda baskı hizmet sağlayıcıları, yoğun manuel iş gücünü azaltmak için otomatik iş akışlarını devreye aldı. Aynı dönem, iş yönetimini kolaylaştıran ve üretim hızını artıran yazılım çözümlerinin yükselişine de sahne oldu.
2015–2019
Sürdürülebilirlik önemli bir odak noktası haline geldi. Baskı sağlayıcılarının çevresel etkiyi azaltmak için enerji verimli makineler, daha gelişmiş teknolojiler ve geri dönüştürülmüş kâğıt seçeneklerine yönelmesi gerekti. Özellikle dijital baskı sektöründe bu, teknik ve çevresel zorlukların aşılmasını gerektirdi.
Konica Minolta, 1990’dan bu yana geliştirme süreci devam eden Simitri polimerize toner teknolojisiyle önemli bir atılım gerçekleştirdi. Kimyasal sentezle üretilen bu polimerize toner, daha ince ve homojen parçacıklar elde edilmesini sağladı. Böylece geleneksel öğütülmüş (pulverize) tonere kıyasla daha düşük sıcaklıkta eriyebildi ve yoğun ısı gereksinimini azalttı.
2020
Pandemi, uzaktan baskı çözümlerine olan ihtiyacı hızlandırdı ve otomasyonun önemini daha da artırdı. Bulut hizmetlerinin entegrasyonu sayesinde işlerin uzaktan gönderimi mümkün hale geldi; bu da baskı hizmet sağlayıcılarının yetkinliklerini genişletti ve müşterilere daha fazla esneklik sundu.